106 YAŞINDA TARİHE TANIK

Torununun torunlarını gören Tarihin canlı tanığı 106 yaşındaki İbrahim Topçu, doğum yılı olan 1909 tarihinden bu yana 3 Padişah, 4 Halife, 12 Cumhurbaşkanı, 34 Başbakan ve 62 Hükümet gördü.

İlçemize bağlı Gürle Mahallesinde yaşayan 1909 doğumlu 106 yaşındaki İbrahim Topçu, bu yaşına rağmen gençlere taş çıkartıyor. 4 çocuk sahibi ve 16 torunu olan İbrahim Topçu, torunlarının da torunlarını gören ve tüm işini halen kendi gören biri olarak ilçenin en yaşlı ismi olarak hayatta.

Torununun torunlarını gören 106 yaşındaki İbrahim Topçu, doğum yılı olan 1909 tarihinden bu yana 3 Padişah, 4 Halife, 12 Cumhurbaşkanı, 34 Başbakan ve 62 Hükümet gördü. Yaşlılar haftası olması nedeni ile yaz başında İbrahim Amca ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi bugün sizlerle paylaşıyoruz ve tarihin canlı tanığından anılara kısa bir yolculuk yapıyoruz.

NAMAZINI CAMİDE KILIYOR

KENDİ İŞİNİ KENDİ GÖRÜYOR

106 Yaşında olmasına rağmen birçok gence taş çıkaran İbrahim Topçu, vakit namazlarını Gürle Camiine tek başına giderek ayakta kılıyor. Her işini kendi gören ve sıhhati ile görenlere maşallah dedirten İbrahim Dede, tarihin adeta yaşayan canlı tanığı.

YUNAN VAHŞETİNİN CANLI TANIĞI

Bölgemizde Yunan işgali ve vahşeti yaşandığında 11 yaşında olduğunu anlatan ve en büyük korku günlerini o dönemde yaşadıklarını belirten İbrahim Dede, Yunanlıların Gürle’yi işgal ettiklerinde ahaliyi Gazi Orhan Bey Camiine topladıklarını anlatarak köyün her yerini yağmalayıp yakıp yıktıklarını söyledi.

Kendilerinin korku ile annelerinin yanlarına sığındıklarını anlatan İbrahim Topçu, birçok ahaliyi de öldürdüklerini gördüklerini gözleri yaşlı anlattı.

KAHRAMANLIK ANILARI İLE BÜYÜDÜK

İbrahim Topçu, çocukluk yıllarından bu güne kadar Türk tarihindeki birçok yeniliklere ve olaylara tanıklık etmiş etti, bebeklik ve çocukluk yıllarını Çanakkale destanlarını dinleyerek büyüyen İbrahim dede geçmişi her defasında gözleri dolarak özlemle anıyor.

TAM BİR ASIRLIK ÖMRÜNE NELER SIĞMADI Kİ?

İbrahim Topçu, halkın padişaha bakış açısını da; “Bağlılık falan yok. Başında padişah var. Eskiden görmüyorduk, bir adını duyardık. Reşat Padişah altın dağıttı. Bursa’yı gezmeye geliyor, Yeşil Camisi’nde namaz kılıyor. Namazdan sonra, bütün sarı lira atmış. Annem derdi. Pazar günü Padişah gelmiş, Perşembesine annem gelin olmuş. O zaman sarı lira kim kaptıysa, antika olmuştur. Altının da Reşat’ı makbuldür. Hamit ucuz, Vahdettin’inki daha da ucuzdur. En pahalısı Reşat’tır” diye iç geçirerek anlatıyor.

Genç Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık eden İbrahim Topçu, özellikle anlattıkları ile yoktan var olan bu milletin bu toprakları kolay kazanmadığını söyleyerek özellikle genç neslin değerlerimizin kıymetini iyi bilmesini öğütlüyor. İbrahim dede özellikle kurtuluş savaşında bölgede yaşanan Yunan işgalini yakından yaşayan tarihin tozlu raflarını bir kez daha gözyaşları ile hatırlıyor. Bölgemizin Yunanlılar tarafından işgal edildiğinde çocuk aklı ile yaşananları anlamaya çalıştığını en sık duydukları kelimenin harp olduğunu söyleyen İbrahim Dede Yunanlıları işgal sırasında Türklere çok büyük zulümler yaptığını, babasının Yunan askerleri tarafından gözleri önünde alındığını gören İbrahim Topçu yine darp edilmiş şekilde eve getirildiği anını ise hiç aklından çıkmadığını buğulu gözlerle anlatıyor.

UZUN YAŞAMIN SIRRI SAĞLIKLI BESLENME

İbrahim dede, her gün sabah erken saatlerde uyandığını, akşamları da erken uyuduğunu anlatarak, “namazlarıma kendim gidip geliyorum ve sandalyede falan değil ayakta cemaatle namazımı kılıyorum. Bugüne kadar hep doğal besinler tükettim. İnek veya koyun yağı, süt, yoğurt, peynir, lor ve kaymak ve özellikle zeytinyağı yiyorum her gün. Her sabah bir bardak süt içiyorum. Özellikle zeytin yağını çok severim. Sabahları kahvaltıda mutlaka zeytin yağı yerim. Akşamları yatmadan önce kaymaklı yoğurdun içine tandır ekmeğini doğrarım üzerine de bolca toz şeker döküp tahta kaşığımla yiyorum” şeklinde konuştu.

23 ‎Mart ‎2015 ‎Pazartesi