FUTBOL ADALAETTİR, FUTBOL ELBETTE SEVGİDİR

Toplumumuzun büyük çoğunluğunun en sevdiği spor branşlarının başında şüphesiz futbol gelmektedir.

Bunu yaşadığımız ilçe başta olmak üzere diğer yerleşim birimlerinde de görmekteyiz.

Örneğin;

Sadece futbol oynamak için açılan halı sahalar bunun en bariz örneğidir.

Diğer branşlarda bu yoktur mesela.

Bu da futbolun toplumumuzda ne denli önemli olduğunu göstergesidir.

Süper liginden 2. amatöre kadar futbolda her zaman büyük taraftar kitlesi ile maçlar yağmur-çamur denmeden izlenir ve oynanır.

Ve özellikle amatörlerde gerçekten gönülden yürek ortaya konarak emek verilen bir mücadelenin ürünüdür o sahaya çıkıp futbolunu oynamak.

Yöneticinden, futbolcusuna, teknik heyetine ve taraftarına kadar her camiaya gönül vermiş insanların büyük emekleri ile o ilk 11 sahaya çıkar.

Şimdi olayın farklı boyutuna bakalım birazda…

Ne yazık ki bu hafta Bursa’da oynanan birçok amatör maçta istenmeyen ve görmek istemediğimiz olaylar meydana geldi.

Hatta geçtiğimiz haftadan bu yana gergin geçmeyen ve olaysız maç olmadı diyebiliriz.

Asla hiç kimsenin istemediği ve kabul edemeyeceği olaylar bu yaşananlar.

Ancak…

Bu olayları buralara getiren faktör ya da faktörler neler?

İşte irdelenmesi gereken konu budur tam olarak.

Sizlerinde malumu olduğu üzere iki sezondur Hürspor kulübümüzde yönetici olarak görev yapmaktayım. Ve bu durumda hem saha içinde hem saha dışında yaşananları daha iyi görüp gözlemleme imkanımız oldu.

Her takımın nasıl emeklerle sahaya sürüldüğünü çok iyi gördüm ve yaşıyorum.

Durduk yere kimse olay çıkarmaz, bir olayın içine de girmez.

Elbet hiçbir şey çıkan olayları haklı gösteremez ama bardağın taştığı bir nokta vardır.

Dedim ya Hürspor’da olmam nedeni ile daha net görme imkanımız oldu.

Kendi yaşadıklarımızdan bir iki örnek vermek istiyorum sizlere.

Bursa’da oynadığımız karşılaşmalarda ne yazık ki gözlemcisinden, tesis sorumlularına hatta ve hatta sağlıkçısına kadar psikolojik olarak yıldırmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Üstelik daha 90 dakika başlamadan ve sahaya girmeden.

Keza Çakırlıspor’un Bursa’da oynadığı deplasmanlarda silah seslerinin duyulmasına varana kadar yaşanan olaylar…

Tekrar tekrar söylüyorum hiçbir gerekçe yaşananları elbette meşru göstermez ama bu olayları buralara getiren nedenleri hiç sorgulayıp kendinize çeki düzen verdiniz mi?

Neden çıkan tüm olaylar hep hakemler kaynaklı olmaktadır?

Hep hakemler mi haklı?

Gözümün önünde yan hakemin ofsayt gerekçesi ile bal gibi yediği iki gol…

Görmediği fauller ve yanlı kartları ile kararları…

Çok iyi hatırlayın özellikle geçtiğimiz sezon süper ligde dahi hakemlerden kaynaklanan olayları herkesi isyan ettirmiş ve bu sezona dahi yansımış MHK Başkanı dahi hatasını kabullenip ekibi ile çektirip gitmişti.

Bursa’da ise ne hikmetse hakemler sebep oldukları hataları hiç görmüyorlar ve tüm suçlu kendileri dışında herkes oluyor.

Emek vermediğiniz için her hatalı kararınızda insanların nasıl çileden çıktığını anlayamazsınız sizler.

Ya da takımın iki golünü ofsayt gerekçesi ile iptal edip rakip takımın oyuncusu ile maç devam ederken; “Ne haber ya görüşemedik bu hafta akşam nerelerdesin” diye maç oynanırken konuşman gayet doğal gelebilir size.

Hakem camiası sebep olduğunuz ve çaldığınız emeklerden dolayı kendinizi sorgulayınız önce.

Kimse durduk yere çileden çıkmıyor.

Kimse siz hakemlerden o tarafı, bu tarafı tutmanızı beklemiyor.

Doğru olan ve futbolun gereği neyi gerektiriyorsa onu yapın.

Özetle tüm yaşanan olaylarda hakemlerimiz önce aynaya bakmalı ve hatalarını sorgulamalıdırlar.

Çünkü yaşanan tüm olayların sorumluları önce sizlersiniz.

Umarız pişman olacağınız hatalarla bu olaylara sebep olmaktan vazgeçersiniz.

Futbolun kazanacağı günler dileği ile, sağlıcakla…