GAYRETİ MİLLİYESİ, GAYRETİ DİNİYESİNİN ÖNÜNE GEÇMİŞTİR

FETO’NUN PİSLİĞİNİ İLK KEZ YÜREKLİLİKLE YAZAN İLK İSİMLERDEN BİRİ OLAN CEMALETTİN AYTEMÜR HOCA İLK KEZ KONUŞTU -1-

Türkiye’de Fettullah Gülen denen terörist ile ilk mücadeleyi başlatan ve bu ihanet şebekesinin ilk mağdurlarından biri olan Cemalettin Aytemür Hoca ilk kez konuştu. Daha ortada suç sayılmayan ve herkesin el etek öpme yarışında olduğu bir dönemde ilk kez “Fettullah Gülen CIA ajanı haindir” diyen ve bunu 2008 yılında cemaatin en güçlü olduğu dönemde kitaplaştıran Aytemür Hoca birçok gerçeği de ilk kez anlattı. 2008 yılında “Türk İslam Dünyası ve İçimizde ki Haçlılar” herkes hoca efendi diye sırada dururken Cemalettin Hoca, kitabında ilk kez gerçekleri yüreklilikle yazan adam oldu. Cemalettin Aytemür Hoca, Kazakistan’da yaşanan süreçten tutunda kitabın basılma hikayesi ve sonrası ile bu ihanet şebekesi ile ilgili tüm gerçekleri ilk kez Gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Muharrem Değirmen’e anlattı. Bugünden itibaren Gazeteniz Güncel’de zevkle okuyacağınız yazı dizisinde kimsenin gerçekleri söyleyemediği dönemde ortaya çıkan bu yiğit adamın anlattığı gerçeklerle bir kez daha kanınız adeta donacak.

CEMALETTİN HOCA’NIN MÜCADELESİ TÜRKİ CUMHURİYETLERDE BAŞLADI

Türkiye’de paralel ihanet çetesi ile ilk mücadele isimlerden Necip Hablemitoğlu, Alpaslan Işıklı, Uğur Mumcu ve Cemalettin Aytemür gibi isimler hep uyardılar ancak dikkate alan olmadı. 1999 yılında Milli Eğitim Bakanlığının görevlendirmesi ile Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetlerde öğretmen olarak hizmet etmeye giden Aytemür, burada ne derece alçakça çalışmalar içerisinde olduğunu net gören isimlerin başında yer alıyor. Burada birçok mücadelesi bulunan Cemalettin Aytemür’ün Özbekistan’da FETÖ okullarında ki 70 CIA ajanı, Devlet Başkanı Kerimov’a düzenlenen suikast, yapılan bombalama ve sonrasında yaşananlar, kundaklanıp yakılan Türk Büyükelçiliği ve tüm yaşananların kitaplaştırılmasını yazı dizisi halinde bu sayfada sizlere sunacağız.

2008’DE FETO’YA CIA AJANI HAİN DİYEN KİŞİ AYTEMÜR

2008 yılı malum bu hainin en güçlü olduğu ver her yeri örümcek ağı gibi sardığı dönemler. Herkes el etek öpme sırasında iken gerçekleri tüm çıplaklığı ile aktaran isim Cemalettin Aytemür oldu. Kitaba ilerleyen bölümlerde değineceğiz. Şimdi Cemalettin Hoca’nın söylediklerine kulak verelim…

AYTEMÜR: SAİDİ NORSİ’DE İRDELENMELİDİR

Din bezirgânlarının yapmış oldukları tahribatlar toplumun her kesiminden tepki alsalar da zihinleri bulandırmayı başarıyorlar. Kimi Mehdilik iddiasında kimi Mesihlik. İşin daha da ilginç olanı yıllardır din alimi diye milletin önüne konulan bazı şahsiyetlerin de hiç de mahzun olmadıklarına dair yeni yeni belgeler ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de şüphe yok ki Cumhuriyet tarihimizin en tartışmalı simalarından birisi olan Said Nursi. Nurculuk tarikatının kurucusu olarak da kabul edilen Said Nursi hakkında pek çok eser yazılmış ve sayısız konferanslar düzenlenmiştir. Nursi’nin yazdığı risaleler, halk tarafından fazla okunmasa bile dini yönden kaynak eser diye kabul görüyor. Kurtuluş Savaşında Kuvayı Milliye’ye karşı duruşu ve 2. Abdülhamid Han’ın tahtan indirilmesinde oynadığı rollerden dolayı Said Nursi ismine karşı bir tedirginlik olsa da İslam Âlimi olduğu gerekçesiyle hakkında az sayıda eleştirel makale yayınlanmıştı. Fakat son yıllarda tabu olmaktan çıkarılmaya başlanılan Said Nursi hakkında pek çok eser kaleme alınmaya başlandı. Kitap ve Araştırmalarıyla saygın bir yer edinen ilçemiz düşünürlerinden Araştırmacı Yazar Cemaleddin Aytemür hocanın “İçimizdeki Haçlılar” adlı eseri bu konuda önemli iddialar içeriyor. Aytemür Hoca, Said Nursi’nin risalelerini vahyin ışığında yazdığını iddia ettiğini ileri sürerek, konuyla ilgili kitabında geniş bir bölüm ayırdı. Aytemür hocanın “İçimizdeki Haçlılar” adlı eserinde Said Nursi ile ilgili bazı bölümlerinde şu görüşlere yer veriliyor: “ Said Nursi, birinci Şua on beşinci ayet’te açıkça kendisini Hz. Peygambere, risalelerini de Kur’ana benzetiyor. Yirmi dördüncü ayet ve ayetlerde ise Risalei Nurun Allah tarafından indirildiğini iddia ediyor” (İçimizdeki Haçlılar sa. 374) “ Risaleyi Nurlar, müellifin kendi ihtiyariyle değil, Cenab-ı Hakk’ın lisanıyla yazılmış diyor. Ben Rabbani, ve Kniyim” dedikten sonra, geriye tek şey kalıyor: Allah tarafından indirildiği. Said Nursi, yirmi dördüncü ayet ve ayetlerde bunu da hallederek, has şakirtlerini şahit gösterip şöyle diyor: “Risalet-ün –Nur sair te’lifat gibi ulum ve fünündan ve başka kitaplardan alınmamış. Kurandan başka me’hazı yok, Kurandan başka üstadı yok, Kurandan başka mercii yoktur. Te’lif olduğu vakit hiçbir kitap muellifin yanında bulunmuyordu. Doğrudan doğruya Kuran feyzinden mülhemdir ve Sema-i Kuraniden ve ayetinin nücumundan, yıldızlarından iniyor, nuzul ediliyor. (sikke-i Tasdik-i Gaybi, birinci Dördüncü ayet ve ayetler 79) ( içimizdeki Haçlılar sayfa 375)

2007’DE ABD BAYRAĞINA VE İNCİL’E YEMİN EDEN FETO

Cemalettin Hoca, yıllar önce yaptıkları uyarıyı altını çizerek bir kez daha anlatıyor. Aytemür; “2007 yılında bir eline ABD bayrağının, bir elini İncil’in üzerine koyarak yemin edip ABD vatandaşlığına geçmiştir. Aytunç Altındal’ın da açıkladığı gibi Papa’nın seçtiği iki gizli kardinallerden birisi Feto, diğeri de Dalay Lama’dır.

SUAT YILDIRIM İLE EDİRNE’DE BAŞLAYAN MACERA

Feto’nun Edirne’de iken dönemin müftüsü Suat Yıldırım, vasıtası ile vaiz olduğuna değinen Cemalettin Hoca; “Feto o dönemde Yaşar Tunagör ile tanışır. Suat Yıldırım’ı bilmeyenler için hatırlatalım. Akıncı Hava Üstünde yakalanan Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz ile FETÖ’nün ekran yüzü Prof. Dr. Davut Aydüz’ü 1994 yılında İlahiyat Fakültesi’ne alan Prof. Dr. Suat Yıldırım’ın adı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fethullah Gülen örgütüne ve Paralel Yapı’ya yönelik ana soruşturmadaki şüphelilerin arasında yer alıyor. 73 kişilik şüpheli listesinde Suat Yıldırım’ın adı ‘Fatih Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim görevlisi. Sakarya Üniversitesi’nin eski imamı’ olarak yer alıyor. Suat Yıldırım şuan onun yanına kaçmıştır.

1915 OLAYLARINA SOYKIRIM DİYEN HAİN

Daha 2007 yılında kaleme aldığı “İçimizde ki Haçlılar” kitabında Cemalettin Hoca Feto’nun 1965’te Ermeni Patriği’ne yazdığı mektuptan bahsediyor. Tabi o zaman el etek öpmekle meşgul olanlar bunu umursamıyor aksine Hoca’nın üstüne gelmeye çalışıyorlar. Yılıyor mu? Elbette hayır. Bir tek Allah’a sığınarak inançla mücadelesine devam ediyor Cemalettin Hoca. Aytemür Hoca o çarpıcı gelişme ile ilgili de verdiği bilgilerde; “Gülen’in Ermeni Patriği Şinork Kalustyan’a 1965 yılında yazdığı mektup. Kırklareli Vaizliği döneminde yazdığı mektupta çarpıcı satırlar var. 1990’lı yıllardan itibaren Dinlerarası Diyalog, Hoşgörü gibi pek çok kavramı hayatımıza sokan, onursal başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı himayesinde Dinlerarası Diyalog konusuyla ilgili onlarca toplantının organizatörlüğünü yapan Fethullah Gülen’in bu konudaki düşüncelerinin doğal haliyle gelişmediğini, yıllar öncesine dayanan bir hazırlık aşaması olduğunu, ilk tohumlarını 1960lı yıllarda attığını ortaya çıkan bu belgelerden görebiliyoruz. Böylece GAYRETİ MİLLİYESİ, GAYRETİ DİNİYESİNİN ÖNÜNE GEÇMİŞTİR. Biz o zaman dile getirdiğimizde bizleri yıldırmaya çalışanlar şimdi bizden daha fazla lanet yağdırma yarışındalar. Biz o zaman bu hain Ermeni soyundan geliyor demiştik, inanmadılar. Şimdi ise internette ve her yerde ermeni olduğunun belgeleri mevcuttur” dedi. (DEVAM EDECEK)

YARIN:

Rabin’ın Oğlu Fettullah

Siyonist Sermayenin Maşası, Cıa Ajanı

Yahudi Kuruluşlarıyla Münasebeti

Gizlenen Gerçekler Ortaya Çıkacaktır

Aytemür’un Özbekistan ve Kazakistan’da yaşadıkları

CEMALETTİN AYTEMÜR KİMDİR?

Cemalettin AYTEMÜR: 1951’de Bayburt’un Heybetepe köyünde doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise tahsilini Bayburt’ta yaptı. Bayburt Lisesi’nin ilk mezunlarından oldu. 1969’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’ne girdi. Hazırlık döneminden sonra Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu’nun denetiminde, yazarımız tarafından seçilerek on beş kişiden oluşan ve özel olarak yetiştirilen, sınıf arkadaşlarıyla birlikte Umumi Türk ve Asya Tarihi Kürsüsü’nden 1973 yılında mezun oldu. Aynı fakültede Prof. Dr. Muhammed Hamidullah’ın İslam Hukuku, İslam ve Dinler Tarihi derslerine de devam etti. [1973–1983] yılları arası Bayburt Lisesi, Bayburt; [1983–1985] Osmangazi Lisesi, Yenişehir-Bursa; [1985–1996] Orhangazi Anadolu Teknik, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Orhangazi-Bursa; [1996–1999] T.C Almatı Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği, Tarih Öğretmeni (99. Kazak Mektebi ve Rus Yuri Gagarin Lisesi, Almatı-KAZAKİSTAN)’da çalıştı. Türkistan, Kırgızistan ve Özbekistan’da bulundu. Eğitim-öğretim çalışmaları yanı sıra; tarihi, dini ve toplum yapısı üzerinde çeşitli araştırmalar yaptı. İlk eseri “Kutsal Kitaplarda Hz. Muhammed (s.a.)”i baskıya hazırladı. “İhata ve İmata Hikmet-i İlahi Nef’a” adlı eserini yeniden düzenledi. Piri Türkistan Hoca Ahmed Yesevi ve Hikmetleri üzerinde çalıştı, “Üç Arif-i billah” ile “Hikmetname” adlı eserini yazdı. Kazakistan’dan Ekim-1999’da Türkiye’ye dönerek Şubat–2000 tarihinde emekli oldu. Tarihi, milli ve manevi değerlerle ilgili eser çalışmaları devam etmektedir.

Yayımlanan Eserileri: 
* Kutsal Kitaplarda Hz. Muhammed (s.a.), Kitabevi-Ayışığıkitapları, 
İstanbul – 2004
* Türk-İslam Dünyası ve İçimizdeki Haçlılar, Paşa Kitabevi, Orhangazi/ 
Bursa, Birinci Baskı: Haziran – 2008

* Gizlenen Gerçekler, Karayel yayınları/İstanbul, Birinci Baskı: Kasım – 2013

21 ‎Ekim ‎2016 ‎Cuma