“KURTULUŞ SAVAŞI’NDA ORHANGAZİ” Kitabı

Orhangazi’nin kurtuluş savaşı dönemine ışık tutacak olan Kurtuluş Savaşı’nda Orhangazi isimli kitabın tanıtımı Kaymakamlık Konferans salonunda yapıldı. Orhangazi Belediyesi ve Başkan Neşet Çağlayan’ın desteği ile Güncel Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Gazeteci Muharrem Değirmen tarafından hazırlanan ve içinde Kurtuluş Savaşı döneminde Orhangazi’de yaşananlara ışık tutan, birçok fotoğraf ve belgenin yer aldığı ve giriş yazısını Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Nurhan Atasoy’un yazdığı kitabın tanıtım toplantısında açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Neşet Çağlayan Geçmiş yıllara oranla daha kapsamlı bir program düzenlediklerini belirterek, geçmişte 2 saate sığdırılan bu programlar anlamlı etkinlikler ve birçok organizasyonla 1 haftaya yaydık dedi. Çağlayan, bu haftanın Orhangazi için çok önemli olduğunu da belirterek, kurtuluş mücadelesi veren tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Orhangazi’miz için güzel bir eser kazandıran gazeteci Muharrem kardeşimizi de kutluyor teşekkür ediyorum dedi. Daha sonra konuşan Kaymakam Dr.Yalçın Yılmaz ise bu ülkede kurtuluş mücadelesinin hiç bir zaman bitmeyeceğini belirterek, kahraman gazilerimize ve şehitlerimize daha fazla sahip çıkmamız gerekiyor ve Muharrem Değirmen’e bu eser için ilçem adına teşekkürlerimi sunuyorum dedi. Muharrem Değirmen kitabın hazırlanmasına büyük katkı sağlayan ve destek olan Belediye Başkanı Neşet Çağlayan’a teşekkür etti.

******

Kurtuluş Savaşında Orhangazi

Yazmanın ve okumanın eseri olan bu kitapla karşınızda olmak ayrı bir kıvanç benim için. Uzun birikim ve emeğin kitaplaşmasını sizlerin beğenisine sunduk.

Milli Mücadele’nin en acı katliamlarının yaşandığı Orhangazi’de olanları araştırıp kaleme almak gerçekten zordu. Yapılan katliamları ve çekilen acıları gördükçe yaşadığımız toprakların ne denli önemli olduğunu ve 15 Temmuz gibi alçak bir kalkışmayı yapanların emellerini daha iyi anlayabiliyoruz.

Geçmişten gelen kuyruk acısı ile her karışı şehidimin kanı ile sulanan cennet vatanımız üzerinde ki emellerini tarihi okudukça ve araştırdıkça anlıyoruz.

Bizler Cumhuriyetimizin Kurucusu ve İstiklal Savaşımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Tarih Yazmak, Tarih Yapmak Kadar Mühimdir. Yazan Yapana Sadık Kalmazsa, Değişmeyen Hakikat, İnsanlığı Şaşırtacak Bir Mahiyet Alabilir” sözü ile geçmişte yaşanan acılardan her daim ders alarak Yeni Türkiye için emin adımlarla muasır medeniyet seviyesine doğru ilerliyoruz.

Acıların yaşandığı zorlu topraklar üzerinde yaşamanın hakkını hepimiz vermek zorundayız. Bu aziz vatanın kolay kazanılmadığını her daim akılda tutmalıyız.

Kolay kazanılmayan ve kanla sulanan topraklar üzerinde yaşıyoruz.

Orhangazi ilçesi, 1893 yılında Bursa iline bağlı ilçe merkezi olmuş ve Kurtuluş Savaşında işgal kuvvetlerinin ilerlemesine engel olan Pazarköy’ ün adı, kurucusu II. Osmanlı Padişahı Orhanbey adına dayatılarak, 1913 yılında ORHANGAZİ olarak değiştirilmiştir.

20 Eylül 1919 tarihinde itilaf devletlerinin işgali altına giren Orhangazi’ de Yunanlılar tarafından Çakırlı, Dutluca, Çeltikçi, Gedelek ve Yeniköy’de katliamlar yapılmış, kentimiz tamamiyle yakılmıştır. Orhangazililerin bir kısmı çeşitli zulümlere maruz kalmış, bir kısmı da önce Gemlik’ e sonra da İstanbula sürülmüşlerdir. Orhangazi 10 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtulmuş ancak kasaba yandığı için ilçe merkezi iki yıl Gürle’ ye taşınmıştır.

1927 yılı Hüdavendigar Vilayeti Salnamesi’ nde Orhangazi için; “Yeterli gücü olmadığı halde, Yunan işgalinde halkının yurtseverliği nedeniyle, düşmanın içeri doğru sokulmasına hayli engel olan Pazarköy, kaçarken Yunanlılar tarafından bu nedenle tümüyle yakılmıştır. Bu verimli, bol kazançlı, çalışkan ve kahraman halkın çok yakında uzun süredir taşıdığı köy sıfatını, çağdaş bir kent durumuna ve refaha ulaştıracağı kuşkusuzdur.”  İfadeleri yazılıdır.

Kurulduğunda uzun süre ufak bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdüren Orhangazi, özellikle Bursa-Yalova karayolunun öneminin artması nedeniyle son yıllarda hızla bir gelişme göstermiştir. Kenarında bulunan ovanın verimliliği sayesinde kasaba, köylükten çıkıp Kent haline gelmiştir.

Bizlerde bu kente layık olma adına tarihimize ve kültürümüze bir katkı sunmak istedik.

Her zaman akılda olan ancak bir türlü derlenemeyen eserin oluşma fikri bu konuda beni her zaman destekleyen değerli ağabeyim Belediye Başkanımız Sayın Neşet Çağlayan’a aittir. Orhangazi’nin kurtuluş günü olan 10 Eylül’de açmış olduğum fotoğraf sergisinde; “Artık bunların kitaplaşmasının zamanı geldi. Neden hala kitabı hazırlayıp çıkarmıyorsun?” sorusu ve desteği ile serüven başladı. Kendilerinin desteği ve motivasyonu ile bugün bu kitabı okuyorsunuz. Orhangazi Tarihine ve Kültürüne kattıkları için Sayın Neşet Çağlayan’a teşekkürlerimi sunuyorum.

Kentlerin kitapları olmalı düşüncesi ile çıktığımız bu yolda;

Kentlerin kendini anlatan, kentin yaşamını anlatan simge niteliğiyle iz taşıyıcıdır kitaplar. Kentler, tıpkı öteki yaşam birimleri gibi canlıdır çünkü.

Kuruluşuyla, gelişimiyle, geleneksel birikimiyle insan topluluklarının son sığınma adresidir,  ömür evidir kentler.

Kitaplarsa, doğayı ve canlıları serüvenleriyle birlikte dile getirirken, yerleşimleri de gösteren büyülü kaynaklardır.

İnsanlığın varoluş sürecinde kentliliği anlatan, taş tabletten, deri, papirüs, kumaş vb. kâğıda ve elbette…

Orhangazi için atılan önemli bir imzanın ilk sayfalarındasınız.

İlçemiz için büyük bir eksiğin kapatılmasına olanak veren ve bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçen ve desteklerini esirgemeyen kişileri de asla unutamam. En başta çocukluğumdan itibaren her zaman okumam adına beni kitaplarla buluşturan rahmetli Babam Muzaffer Değirmen’e ve kitaplarımın dağınıklığının bir nevi çilesini çeken elleri öpülesi anacığım Kadriye Değirmen ile can yoldaşım değerli kardeşim Yunus Değirmen’e, her zaman manevi desteği ve morali ile yanımda olup kaynak bulma konusunda büyük destek sağlayan değerli kuzenim Alper Köse’ye teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Elbette çalışmanın en büyük mimarı olan Orhangazi Belediye Başkanı değerli ağabeyim Sayın Neşet Çağlayan’a, her zaman moral ve motivasyonu ile yanımda olan Belediye Başkan Yardımcımız kıymetli ağabeyim, hocam Necmettin Şahin’e, manevi desteği ile hiçbir zaman bizleri yalnız bırakmayan Orhangazi Kaymakamı Sayın Dr. Yalçın Yılmaz’a, her daim bu tür çalışmaların yanında olup destek veren Belediyemiz Özel Kalem Müdürü Sayın Celil Koç’a, ilçemiz kültürüne sunulan katkıların daha da artması için her daim mesai harcayan Belediye Kültür Müdürümüz kıymetli ablam Sayın Çiğdem Yılmaz, değerli mesai arkadaşı kardeşim Sayın Mehmet Keleş’e ve Kültür Müdürlüğü personeline, tüm çalışmalarımızda desteklerini esirgemeyen kıymetli büyüğüm Ergün Efendioğlu ve Efendioğlu Mermer’e, tüm arşiv çalışmalarımda her daim yanımda olan ve bu aşkı bizlere aşılayan, ilk kez bilgisayar başında bana yazı yazdırıp bilgisayar ile tanıştıran değerli ağabeyim Mustafa Destereci ve bölgemizin gözbebeği Avrasya Etnografya Vakfı’na, manevi destekleri ile her zaman yanımda olan ve kitap çalışmamda da büyük destekler sunan kıymetli kardeşlerim Temirağa Demir, Mesut Beşirik, Hilal Çağlayan Beşirik ve Yahya Şahin’e, hiçbir zaman desteğini esirgemeyen değerli ağabeyim Sayın Nizamettin Taylan Alkan’a  teşekkürlerimi sunuyorum.

Elbet ikinci ailem dediğim Güncel Gazetesi & Uçar Matbaacılık’ın değerli mesai arkadaşlarımı unutmak mümkün değil. 18 yıldır her zaman desteklerini esirgemeyen ve her zaman yanımda olan değeri ağabeyim, dostum Erhan Uçar’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Ve 15 yıllık dostum, arkadaşım. Tüm çalışmalarımda her zaman kahrımı, nazımı, triplerimi çeken öz kardeşimden ayrı olmayan ve sizlere sunduğum her çalışmanın arkasında ki asıl kahraman ve kardeş olmanın kan bağı ile alakalı olmadığını gösteren sevgili kardeşim Erol Aslan’a sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Yine gece gündüz aynı şekilde bu eserin ortaya çıkması için birlikte canla-başla çalıştığımız, kitapta yer alan birçok önemli Osmanlıca belge ile evrakın çevirmelerini yapan, bir nevi kitabı birlikte hazırladık diyebileceğim değerli dostum Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Mustafa Çavdar’a dır. Teşekkür ediyorum Mustafa Hocam…

Son teşekkür ise çıkardığımız kitaba bizleri kırmayarak sunuş yazısını yazan değerli hocam Prof. Dr. Sayın Nurhan Atasoy’adır. Orhangazi’de 1. Fetih Şenlikleri kapsamında Belediyemizin ev sahipliğinde kendilerini ağırlama bahtiyarlığı sonrası kitabımız için böyle bir onuru verdiği için Nurhan Atasoy’a Teşekkürlerimi sunuyorum.

Yaşadığımız kente sorumluluğumuzu yerine getirme adına ortaya çıkardığımız eseri umarım beğeni ile okur ve gelecek nesillere de güzel bir eser bırakmış oluruz.

Ve elbette kaçınılmazdır kitapla kentin iç içe ya da yan yana olması. Aynı yazıda, aynı yazgıda buluşması… Son yerleşim modeli olan kentler, fiziki varlıklarıyla, tarihten taşıdıklarıyla dönemlerinin aynasıdır bir bakıma. Her yönüyle; gizemli evleri, surları, kuleleri, ibadethaneleri, çeşmeleri, köprüleriyle yaşanmışları yansıtır dünden yarına aktarır kentler bize. Bu minvalde, yazı gezegenindeki kitap paylaşma seferimiz açık olsun efendim!

Sözümüz kolay gelsin! Sonraya kalsın!

Muharrem DEĞİRMEN

26 Ağustos 2017 / Orhangazi