ORHANGAZİ’NİN SÖZDE ABDÜLHAMİD SEVDALILARI

10 Şubat 2021…

Ulu Hakan Abdülhamid Han’ın vefatının 103. yılı.

Rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Bir kez daha mekanı cennet olsun diliyor ve unutulmaz dehası önünde saygı il eğiliyoruz.

Yazımızda sizlere Ulu Hakan Abdülhamid Han kimdir, neler yapmıştır bunlardan bahsetmeyeceğim.

Şimdi sosyal medyada uzun uzun methiyeler, anma mesajları, öyle idi-böyle idi gibi sözleri yayınlamaya başlarlar bizim ORHANGAZİ’NİN SÖZDE ABDÜLHAMİD SEVDALISI arkadaşlar…

Ama burunlarının ucundaki Abdülhamid Han’ın emaneti Orhanbey Okulunu görmemeye devam ederler.

Yıllardan beri sahip çıkılması konusunda usanmadan yazdım ve sizler kılınızı kıpırdatana kadar da yazmaya, sizlere seslenmeye devam edeceğim!!!

Buradan başta Orhangazi Kaymakamlığı olmak üzere Orhangazi Belediyesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Turizm Çalıştayları düzenleyen Ticaret ve Sanayi Odası gibi kurumlarımıza seslenerek bu emanete sahip çıkmanızı beklediğimizi belirtmek istiyorum.

Aynı şekilde büyük övgülerle her defasında Abdülhamid Han’dan dem vuran ama bununun ucunda ki emaneti dahi göremeyen TÜGVA, AGD, MGV sizler ne zaman farkına varacaksınız her gün yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan Abdülhamid Han’ın emaneti Orhanbey Okulunun?

Ha birde büyük muhafazakar olup Abdülhamid Han’ı kimseye bırakmayan bizim siyasi pati ilçe başkanlarımız var. Sizlerde bugün mesaj paylaşın ama burnunuzun ucunda yok olan değeri görmeyin!

Bir kez daha görmez gözler, duymaz kulaklar haline gelen ORHANGAZİ’NİN SÖZDE ABDÜLHAMİD SEVDALISI arkadaşlar ve kurumlar için bir kez daha Orhanbey Okulunu anlatayım sizlere…

Bizlerin anlatmaktan dilinde tüy bitti ama onlar anlamamakta hala ısrarcı. Bizim Orhangazi’nin sözde Abdülhamid Han sevdalıları Orhanbey Okulu konusunda adım atmaması herkesi yaralamakta ve her geçen gün tarihi çınar çürüyüp yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

Değerli Hocam Raif Kaplanoğlu, öğretmenlik yaptığı dönemde okulun 100. yılında bir kitapçık çıkartarak önemine dikkat çekmiş ve okul ile ilgili tarihi bilgileri bizlere ulaşmasını sağlamıştır. Bugün Orhanbey İlkokulunun faaliyette bulunduğu eski binası,1881 yılında, Sultan Abdulhamit tarafından kendi adıyla yapımına başlanmış ve 1887 yılında yapımı tamamlanarak  “Tedrisi İptida-i” olarak eğitim öğretime açılmıştır. Açıldığı yıl tek sınıfı ve 15-20 öğrencisi bulunan okulun 1888 yılında ilk Öğretmeni Abdüllatif Efendi’dir.

İşte isyanımız bunadır.

Okul adına vererek sosyal medyada Abdülhamid Han sözlerini paylaşarak, okul duvarlarına resmini asarak Abdülhamid Han’a sahip çıkılmıyor, yaşatılmıyor.

Orhanbey Okulu Bursa ve çevresindeki en eski İptida-i Okul olarak yapılmış okul binalarından biridir. Uzun süre ilçenin ilk okulu olarak faaliyet gösteren bu okul,1961 yılında yeni bir onarım görmüştür.1974 yılında ise eski bina yetersiz kaldığı için bahçeye sekiz(8) derslikli iki katlı yeni bir bina yapılarak eski bina terk edilmiştir. 1987 yılında, okulun 100. Kuruluş Yıldönümünde yeniden öğretime başlamıştır.

Okul mezunlarından ve Döktaş Fabrikasının eski Müdürü Hamdi DOĞRU’nun büyük gayretleri ile bina onarılarak,1988-1989 Öğretim Yılında yeniden öğretime açılmıştır.

Orhanbey İlkokulu Binası 1880’li yıllarda ülkemizin birçok yerinde yapılan iptida-i okullar tarzında yapılmıştır. Dağın yamacına yaslanan bina 75 cm genişliğinde moloz ve kesme taşlarla örülü sağlam duvarları halen özelliğini korumaktadır. Binanın beş dersliği ve yönetici odaları vardır. Binanın doğuya bakan ön yüzünde her iki tarafa açılan mermer merdivenleri vardır.

Merdivenlerin bir kısmı bugün tahrip olmuştur. Binanın her iki tarafı ve köşeler dört köşe mermer sütunlarla örülmüştür. Kapının üzeri yarı daire şekilde mermer korniş ile çevrilidir. Kapı üzerinde bir alınlık duvarı ile kitabesi vardı, ancak bu bölüm onarımlar sırasında kaldırılmıştır. Binanın eğimine göre okulun bir bodrum katı olup bodruma iki giriş kapısı vardır.

Bugün bodrumlar Kız-Erkek WC ve depo olarak kullanılmaktadır. Orijinal halinde zemini tahta döşeli iken son yapılan tamiratta betona dönüştürülmüştür. Yine son yapılan tamiratta güneye bakan kapı kapatılmış demir merdivenleri de kaldırılmıştır. Duvarlar; köşeleri kesme ve mermer taş ile, diğer bölümler ise moloz taş ile örülmüştür. Bugün ise duvarlar bazı ahmakların emeği ile özgün yapısının içine edilip kısmen sıvalı ve boyalıdır.

Evet…

Durum bu şekildedir.

Sahip çıkılması adına ne bekliyorsunuz daha?

Birçok amaçla değerlendirebiliriz bu binayı.

Hep yakındığımız konuların başında ilçe merkezinde yeterince tarihi eserin olmamasıdır. Var olana sahip mi çıktınız? Burnunuzun dibinde olandan bi habersiniz. Ama sosyal medyada büyük ecdat sevdalısısınız…

Müze olarak kazandırabiliriz bu binayı Orhangazi’ye.

Örneğin;

Orhangazi’nin geçmişten bu güne kadar birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Ancak Orhangazi’den çıkan tarihi eserler ne yazık ki çevre il ve ilçelerde depolarda çürümeye terk edilmiş durumda. İlçemizden çeşitli höyüklerden çıkan birçok tarihi eserin başka müzelerde sergilenmesini de önleme adını ilçe olarak bu adımın önemli bir katkı olarak müze olarak kazandırılabilir. 

Yine okul olduğu için eğitim müzesi olarak da kazandırılabilir.

Ama önce ciddi bir restorasyon ile yok olması önlenmelidir.

Ha şunu da belirtmek isterim. Orhanbey Okul Müdürümüz elinden geleni yapıp kendi imkanları ile korumaya çalışmakta. Ama onu aşan durum olduğu ortada. Okul müdürümüz üzerine düşeni yaptı ve yapmaktadır…

Evet değerli okurlar;

Ne yazık ki sadece laf ebeliği yapmaktan öteye gidemeyen ORHANGAZİ’NİN SÖZDE ABDÜLHAMİD SEVDALISI kurum ve arkadaşlar sayesinde çürümeye terk edilmiştir.

Hani çok muhafazakar…

Çok Osmanlı sevdalısı…

Çok Abdülhamid Han aşığı ya bu arkadaşlar…

Ama her geçen gün çürüyen bu değeri görmezden gelirler.

Buradan sevgili kardeşim ve yıllara dayanan dostluğu ile yapısı ile çalışma prensibin çok iyi bildiğim AK Parti İlçe Başkanı Gökhan Ulusu’ya seslenmek isterim. Sevgili Gökhan Başkan senden başka bu sorunu çözecek olmaz. En az 20 yıldır tanıdığım Gökhan Ulusu bu sorun için gerekli çalışmayı yapar.

Evet değerli okurlar bu konuda o kadar doluyum ki. Yazmakla bitmez inanın diyeceklerim. Çünkü koca bir tarih yok olup çürüyor ama beyler bayanlar lafta herkesi çok sevip ecdadına aşıklar.

Dedik ya büyük ecdat, Osmanlı ve Abdülhamit sevdalısı bunlar burnunun ucundakini dahi göremeyecek kadar.

Özetle değerli okurlar,

Abdülhamid Han için yıllarca ’Kızıl Sultan’ dediler ama onun ne yaptıkları ve icraatları bellidir ve ortadadır. Onu tanımak istiyorsanız, onu kim seviyor ve kim sevmiyor ona bakın, o zaman daha iyi anlarsınız.