RAMAZANDA DAVETLER

Dikkat ediyorum da birkaç senedir işsizliğin çok arttığı ve insanların yoksulluk sınırlarının altında kaldığı şu dönemlerde gerek resmi gerekse özel bazı dernek, kurum ve kuruluşlarında ramazan ayı boyunca birbirleriyle davet yarışı hazırlıklarına başladılar.

Ziyafetler çekiliyor.

Adeta evcilik oyunu onar gibi savurganlığın had safhada olduğu ziyafetler veriliyor. 

Anlam veremediğim Kim kimi ağırlıyor belli değil.

Kimin parasıyla yapılıyor.

Ertesi gün gazetelerde falan iftar yemeği verdi.

Çok güzel kimin parasıyla verdi.

Cebinden mi çıktı bu paralar yoksa devletin ödeneklerinden mi?

Hani fakir fukaraya verilse yine bir şey demem amma, üst kademe personeline verilen ziyafetler…

Yok, personele iftar hangi personel üst kademe personellere tabii ki. Burada bile ayrım var.

Bunun anlamı nedir.

Kurumlar arası kaynaşma, birlik beraberlik derlerse şaşarım doğrusu.

Dışarıda bir tabak yemeğe, bir kuru ekmeğe muhtaç binlerce insanlar görmezden gelinerek, birde verdikleri davetleri görsel ve yazılı basında reklamını yaptırarak şişirterek anlatılması şaşırtıcı?

Benim anlamadığım verilen bu iftar yemeklerinin ücreti yemeği veren kişilerin cebinden çıkmıyor.

Kurumların ödeneklerinden veriliyor.

Eğer şahsi olarak ceplerinden verseler hiçbiri böyle bir ziyafet çekmezler.

Her şey kurumların, derneklerin, odaların kasasından har vurup harman savruluyor.

Ve bu savurganlıkların bu tür ödemelerin faturasının hesabı sorulmuyor.

Eğer iftar yemeği verip hayır yapacaksan rotayı şaşırmadan ihtiyacı olanlara ver.

Kimi memnun edeceksin.

Bu durum sadece Orhangazi’yle sınırlı değil.

Türkiye genelinde bütün illerde yapılıyor.

İlla bir iftar yemeğimi vereceksin.

Yap duyurunu.

Hazırla şehrin belli bir alanında büyük bir sofra çağır bütün insanları ver davetini. 

İstanbul’da her semtte yapılıyor.

Örnek olarak alabilirsin.

Orhangazi’de Orhangazi belediyesi kimseyi rencide etmeden aşevi vasıtası ile ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıkları sıcak yemek ile bu işi yapıyor, hem de kimse rencide olmadan, ne kadar güzel.

Yapılan bu davetleri birde sokakta halka sorun bakalım ne cevap alırsınız. İnsanlar sizi alkışlamıyor tepki veriyor. 

Söylenen söz ‘ağalar paşalar birbirini ağırlar’.

Biraz halkın sesini de duyun, halkın içine karışın.

O makamlarda ebedi kalmayacaksınız.

Sonra geçmişiniz ve vicdanınız arasında pişmanlıklar içinde kalırsınız…

Benden söylemesi.