Şahin gibi bir damat istemezdim

Seksenler dizisini izleyen herkesin diline dolandı ‘napıyon be ya?’ sözü. Pastacı Sami’nin dilinden düşmeyen bu replik aslında senaryoda yokmuş. Her şey rol arkadaşı Şoray Uzun ile sette şakalaşırken başlamış. Berat Yenilmez, rolünü öyle benimsemiş ki röportaj sırasında bile farkında olmadan Trakya şivesiyle konuşuyor. Orhangazi’de hafta sonu dizide rol aldığı arkadaşları ile birlikte Neşeli Muhabbet adlı tiyatro oyununa ile ilçemizde idi. Oyun öncesi Seksenler Dizininin Pastacı Sami’si Berat Yenilmez ile Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Muharrem Değirmen keyifli bir röportaja imza attı. Sizlerin merak ettiği birçok soruyu kendisine yönelttik. Bu arada röportaj esnasında fotoğraf çekimi yapan ve fotoğraflarımızı çeken yine dizinin Bekçi Bekir’i Hacı Ali’ye teşekkür ediyoruz.

MUHARREM DEĞİRMEN:80’Lİ YILLARDA 11-12 YAŞLARINDAYDINIZ. O YILLARA DAİR NELER VAR HATIRINIZDA?

BERAT YENİLMEZ:Ben yetmiş doğumluyum. Bu nedenle seksenleri yakaladım. Şu anda seksenlerde olmak isterdim. Çocukluğumuzu doya doya yaşayan bir nesiliz. Komşuluk ilişkileri çok güzeldi. Mahalledeki elektrik borularını alıp tüf tüf savaşı yapardık. Mahalle takımımız ile futbol oynar, sözde oluşturduğumuz çeteler ile oyunlar oynardık. Gazoz kapa arı ile sayısız oyun oynardık. Mahallede bulunan üç sokakta oturan kişileri direk arardım. Tüm numaraları aklımızda tutardık. Teknoloji sayesinde artık numaraları ezberlemiyoruz. Komşuluk ilişkileri günümüzde artık o kadar iyi değil. Dört sene aynı apartmanda oturduk. Ben yan komşumu bilmiyorum mesela. Asansöre biniyorsun, günaydın diyorsun, dam benim borcum mu var diye  bakıyor artık. Yani o kadar soyut hale geldik. Ramazanları hatırlıyorum. Babalarda teraviye gittiğinde hanımlar halıları sokağa atardı. Çaylar börekler pişerdi. Bütün kadınlar sohbet ederdi. Bizde dönünce çocuklar aynı şekilde devam ederdi. Birisi hasta olduğu zaman birisi çamaşırını yıkar, yapılacak olanlar varsa onlar yapılırdı. Anahtarın yeri belliydi mesela. Komşu bilirdi. Ya saksının altında ya da paspasın altındaydı. Şimdi öyle şeyler yok. Şimdi saksının altında dediğiniz zaman eve geldiğinizde evde bir şey bulamayabilirsiniz. O zamanlardaki samimiyet, içtenlik, bir çıkar ilişkisi gözetilmeden olan arkadaşlıklar şu zaman diliminde pek yok sanırım. Geçmiş içinde ne kadar tatsız şeyler barındırsa da, 80’lerde kalmayı çok isterdim.

MUHARREM DEĞİRMEN:80’LER TÜRKİYE’NİN EN KARANLIK DÖNEMLERİNDENDİ. ANCAK ‘DİZİDE ÇOĞUNLUKLA GÜLÜMSETEN HADİSELERE YER VERİLİYOR’ ŞEKLİNDE ELEŞTİRİLER VAR. NE DİYORSUNUZ?

BERAT YENİLMEZ:Biz ne dramayız ne de sitkom. Salt komedi yapmıyoruz, salt dram da yapmıyoruz. O dönemde yaşamış insanların acı tatlı günlerini ortaya koymaya çalışıyoruz. İnsanlar çok mutlu da değil aslında. Dikkatli bakıldığı zaman herkesin bir sıkıntısı var. Dizide sağcı da solcu da öldürüldü. Yani çok mutlu bir dizi değil aslında.

Anneme mutfakta çok karışınca, ‘geldi yine kaynanam’ derdi!

Poğaçalarınız dillere destan. Mutfakla aranız nasıl?

Göbeğimden belli oluyordur herhalde (gülüyor).

MUHARREM DEĞİRMEN:YEME DIŞINDA YAPMA BECERİNİZ DE VAR MI?

BERAT YENİLMEZ:Güzel yemek yaparım. Öğrenci olduğum için küçük yaşta evden ayrıldım. Bekâr olunca ister istemez yapmak zorunda kalıyorsunuz. Demek ki merak da varmış. Ergen yaşlarda mutfakta annemin yanına giderdim. O ne yapıyorsa işin ucuna dâhil olmaya çalışırdım. Annem hemen, ‘geldi yine kaynanam’ derdi.

Çocukken öyleyseniz şimdi de devam ediyordur herhalde…

Eşim de çalıştığı için zamanım oldukça yemekleri ben yapıyorum. Üstelik büyük bir keyifle. Beni dinlendiren bir hobi.

MUHARREM DEĞİRMEN:Eşinizin mesleği nedir?

BERAT YENİLMEZ:Bankacı.

MUHARREM DEĞİRMEN:MESAİ SAATLERİNİZ ÇOK FARKLI. ÜÇ BUÇUK AYLIK DA EVLİSİNİZ. ZOR OLMUYOR MU?

BERAT YENİLMEZ:Başlarda çok zor geliyordu. Çalışma tempomu kavrayana kadar epey bir zorlandı ama şimdi bir sıkıntı yok. Tek sıkıntımız ayrılık. O Çorlu’da. Benim beş günüm sette geçiyor. Ancak hafta sonları görüşebiliyoruz. Yeni evliyiz ama şu sıralar evliymişiz gibi yaşayamıyoruz ne yazık ki. Tayin meselemiz var, onu halledersek bir düzen kuracağız.

MUHARREM DEĞİRMEN:İLERİDE ŞAHİN GİBİ BİR DAMAT ADAYI KARŞINIZA ÇIKARSA TEPKİNİZ NE OLUR?

BERAT YENİLMEZ:Çok net bir cevap veremeyeceğim ama 23 yaşında bir kız yeğenim var. Benim elimde büyüdü. Açıkçası kara kara düşünüyorum. ‘Amca ben evleniyorum’ dediği zaman babası belki olumlu karşılar da ben nasıl bir tepki gösteririm bilmiyorum. Kendi kızım olursa da ne kadar sağlıklı düşünürüm emin değilim.

MUHARREM DEĞİRMEN:İNSANLAR SİZİ GÖRDÜĞÜ HER YERDE TRAKYALI OLMANIZI BEKLİYORLAR MI?

BERAT YENİLMEZ:Sormayın, hem de nasıl! (gülüyor) Bir gün bir e-mail aldım. Bizim evin oradaki bakkalmış. Ekmek alırken bana bir soru sormuş ben de normal cevap vermişim. Oysa öyle değil de Trakya şivesiyle konuşmalıymışım. ‘Sizi buralara getiren bizleriz. Şöhretin o soğuk koridorlarına da mahkûm etmeyi biliriz.’ diye yazmış.

Dizide, Pastacı Sami’nin kızı Elvan’ı Begüm Öner canlandırıyor.

Çocukken iki karşıt grubun arasında kaldım

Çocukluğumda yeni çıkan çikolataların tadına muhakkak bakmalıydım. Hemen bakkalın yolunu tutardım. Bir pazar sabahı bakkaldan çıkmıştım. Elimde çikolatayla bir anda iki karşıt grubun arasında kaldım. Epey de büyük bir olaydı, tam ortada duruyordum. Yanımdan sopalar, tahtalar, bıçaklar uçuşuyordu. Bakkal amca son dakikada beni kolumdan tutup içeriye çekti ve kapıyı kilitledi. Aradan 30 yıl geçmesine rağmen bütün fotoğraf hâlâ gözümün önünde.

22 ‎Temmuz ‎2013 ‎Pazartesi